Türkiye ekonomisinin önemli göstergelerinden biri olan konut ve iş yeri satışları, 2026 yılının ilk ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla genel bir yavaşlama eğilimi gösterdi. Resmî istatistiklere göre toplumsal talepte hafif bir geri çekilme yaşanırken, bazı finansman yöntemlerinde farklı bir seyir izlendi.
Konut Piyasasında Yıllık Düşüş
Ocak 2026’da Türkiye genelinde satılan toplam konut sayısı geçen yılın aynı ayına göre gerileyerek yaklaşık 111 bin 480 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, konut piyasasının yılın ilk ayında daha temkinli bir görünüm sergilediğini ortaya koyuyor.
İlk el konut satışları: Yaklaşık 34 bin 69 adetle önceki yıla göre azaldı.
İkinci el konut satışları: Yaklaşık 77 bin 411 adet olarak gerçekleşti ve düşüş eğilimi sürdü.
Toplam satışlarda ikinci el konutların payı belirgin bir şekilde yüksek kaldı.
İpotekli Satışlar Artış Gösterdi
Genel satış rakamları azalsa da ipotekli konut satışları finansal erişimin kolaylaştığını veya kredi talebinin sürdüğünü işaret etti. Banka kredi kullanılarak gerçekleştirilen ipotekli satışlar önceki yıla göre yükselerek yaklaşık 20 bin 263 adet oldu. Bu artış, konut alıcılarının finansman alternatiflerine yöneldiğini gösteriyor.
Yabancılara Konut Satışı Azaldı
Ocak ayında yabancı uyruklu yatırımcılara yapılan konut satışlarında belirgin bir azalma kaydedildi. Bu dönemde yaklaşık 1.306 konut yurt dışı yatırımcılara satılırken toplam satış içindeki payı yüzde 1,2 civarında kaldı. En fazla alım yapan yabancı gruplar arasında Rusya, İran ve Ukrayna vatandaşları yer aldı.
Bu düşüş, uluslararası talepte yaşanan yavaşlamanın yerel gayrimenkul piyasasına yansımasını gösteriyor.
İş Yeri Satışlarında Benzer Seyir
Konutların yanı sıra iş yeri satışlarında da azalma eğilimi dikkat çekti. Ocak 2026’da satılan iş yerlerinin sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre geriledi:
İlk el iş yeri satışları ve ikinci el iş yeri satışları her ikisi de aşağı yönlü oldu.
Buna karşın ipotekli iş yeri satışlarında önemli bir artış gözlendi; bu, ticari gayrimenkulde finansman arayışının sürdüğünü gösteriyor.
Bu veri, ticari mülklere yönelik talebin yapısal olarak değiştiğine işaret edebilir ve yatırımcı davranışlarının çeşitlendiğini gösteriyor.
2026 yılının ilk ayına ilişkin TÜİK verileri, konut ve ticari gayrimenkul piyasalarında genel bir soğuma olduğunu ortaya koyuyor. Toplam satışlardaki azalış, alıcıların daha temkinli davranış sergilediğini gösterirken; ipotekli satışlardaki artış, finansal çözümlere olan talebin sürdüğünü vurguluyor. Yabancılara satışlardaki düşüş ise uluslararası yatırımcı ilgisinin zayıfladığını işaret ediyor.










