Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ağustos 2026 Konut Fiyat Endeksi verileri, konut piyasasında son dönemde öne çıkan tabloyu bir kez daha ortaya koydu. Konut fiyatları TL bazında yükselmeye devam ederken, enflasyondan arındırıldığında değer kaybı sürüyor. Ağustos ayında Konut Fiyat Endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,9 yükseldi. Yıllık bazda nominal fiyat artışı yüzde 23 olarak gerçekleşirken, aynı dönemde konut fiyatları reel olarak yüzde 6,5 geriledi. Böylece son 30 aylık dönemin 29 ayında konut fiyatları reel olarak düşüş göstermiş oldu. Bu tablo, piyasada fiyatların gerilediği anlamına gelmiyor. Aksine konutların satış fiyatları yükselmeye devam ediyor. Ancak fiyat artışının genel enflasyonun altında kalması, konutun reel değerinde kayıp yaşanmasına neden oluyor.
İstanbul, Ankara ve İzmir’de Konut Fiyatları Yükseldi
Ağustos ayında üç büyükşehirde de konut fiyatlarında aylık artış görüldü. TCMB verilerine göre Konut Fiyat Endeksi bir önceki aya kıyasla İstanbul’da yüzde 1,9, Ankara’da yüzde 1,5 ve İzmir’de yüzde 2,7 arttı. Aylık verilere bakıldığında üç büyükşehir arasında en güçlü fiyat artışı İzmir’de gerçekleşti. Özellikle büyükşehirlerde satış fiyatlarının yukarı yönlü hareketini koruması, konut talebinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Bununla birlikte aylık nominal yükselişlerin tek başına piyasanın reel olarak değer kazandığını söylemek için yeterli olmadığını da unutmamak gerekiyor.
Yıllık Artışta İstanbul Öne Çıktı
Konut fiyatlarındaki yıllık değişim incelendiğinde de üç büyükşehirde çift haneli yükseliş devam ediyor. Ağustos 2026 itibarıyla konut fiyatları yıllık bazda; İstanbul’da yüzde 26,3 Ankara’da yüzde 24,8 İzmir’de yüzde 23,3 artış gösterdi. Türkiye genelindeki yıllık nominal artışın yüzde 23 olduğu düşünüldüğünde İstanbul ve Ankara’nın ülke ortalamasının üzerinde kaldığı, İzmir’in ise genel ortalamaya oldukça yakın seyrettiği görülüyor. Özellikle İstanbul’da yıllık yüzde 26,3’e ulaşan yükseliş, yüksek fiyat seviyelerine rağmen konut piyasasında nominal artış eğiliminin sürdüğünü gösteriyor.
En Yüksek Yıllık Artış Doğu Anadolu Bölgesinde
Bölgesel veriler konut fiyatlarındaki hareketin Türkiye genelinde aynı hızda ilerlemediğini de ortaya koyuyor. Ağustos ayında yıllık bazda en yüksek fiyat artışı; Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkâri ve Muş illerini kapsayan bölgede görüldü. Bu bölgede Konut Fiyat Endeksi yıllık yüzde 27 yükseldi. En düşük yıllık artış ise Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ bölgesinde kaydedildi. Söz konusu bölgede yıllık fiyat artışı yüzde 13 seviyesinde kaldı. Bölgesel farkların bu kadar belirgin olması; konut arzı, yeni proje üretimi, nüfus hareketleri, yerel talep ve deprem sonrası yeniden yapılanma gibi dinamiklerin şehir bazında fiyatlar üzerinde farklı etkiler oluşturduğunu gösteriyor.
Konut Fiyatları Artıyor Ama Reel Değer Kaybı Devam Ediyor
Ağustos verilerinin en önemli noktası, nominal fiyat artışı ile reel fiyat değişimi arasındaki farkta görülüyor. Türkiye genelinde konut fiyatlarının yıllık yüzde 23 yükselmesine rağmen reel olarak yüzde 6,5 gerilemesi, satış fiyatlarındaki artışın enflasyonun gerisinde kaldığını gösteriyor. Başka bir ifadeyle bugün bir konutun TL cinsinden fiyatı geçen yıla göre daha yüksek olabilir. Ancak aynı dönemde genel fiyat seviyesindeki artış daha güçlü gerçekleştiği için konutun enflasyona göre düzeltilmiş değeri düşmüş oluyor. Bu nedenle mevcut piyasa yalnızca “konut fiyatları yükseliyor” şeklinde değerlendirilmemeli. Nominal artış, reel değişim, kredi koşulları ve bölgesel fiyat hareketleri birlikte ele alındığında daha sağlıklı bir tablo ortaya çıkıyor.
Konut Piyasası Açısından Veriler Ne Anlama Geliyor?
Son 30 ayın 29’unda reel fiyatların gerilemiş olması, Türkiye konut piyasasında uzun süredir devam eden bir fiyat düzeltmesine işaret ediyor. Özellikle 2021–2023 döneminde yaşanan güçlü fiyat artışlarının ardından konut fiyatlarının enflasyonun altında seyretmesi, piyasanın reel anlamda daha dengeli bir seviyeye doğru hareket ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte her şehir ve hatta her ilçenin aynı şekilde değerlendirilmesi doğru değil. Yeni konut arzının sınırlı olduğu, ulaşım yatırımlarının arttığı veya yoğun talep gören bölgelerde fiyat hareketleri Türkiye ortalamasından önemli ölçüde ayrışabiliyor. Bu nedenle konut satın almayı veya gayrimenkul yatırımı yapmayı planlayanların yalnızca Türkiye genelindeki endekse değil; şehir, ilçe, proje, metrekare fiyatı, kira getirisi ve bölgedeki yeni konut arzına birlikte bakması gerekiyor. Ağustos 2026 verileri genel tablo açısından net bir mesaj veriyor: Konut fiyatları nominal olarak yükselmeye devam ediyor ancak enflasyon karşısındaki reel kayıp henüz sona ermiş değil.





