Türkiye'de Yaşam Alanları Kuzey'e Kayacak

Mart ayında olmamıza rağmen kârın yağmaması ve ani yağmurların Türkiye'de etki göstermesini değerlendiren Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, yaşam alanlarının Kuzey'e kayacağını belirtti

Türkiye'de Yaşam Alanları Kuzey'e Kayacak
04.03.2018 - Pazar

Mart ayında olmamıza rağmen kârın yağmaması ve ani yağmurların Türkiye'de etki göstermesini değerlendiren Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, yaşam alanlarının Kuzey'e kayacağını belirtti

Türkiye son yıllarda oldukça kurak kışlar geçirmeye başladı. Türkiye'de yaşanan bu mevsmsel değişiklikler nedeniyle akıllara Dünya Bankası'nın hazırladığı "Karaya Oturmak: İklim Değişikliği, Su ve Ekonomi" adlı rapor geliyor. Dünya Bankasının yayınladığı rapora göre, Türkiye, 2050'ye kadar daha kurak bir ülkeye dönüşecek. 

Dünya Bankası'nın raporunu değerlendiren İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Bölümü'nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, gelecek 30 yıl içinde Karadeniz ve Marmara'nın kuzeyi dışında bitki örtüsünün değişeceğini söyledi.

Türkiye'de hava sıcaklıkları en kötü iklim senaryosuna göre 2100 yılına kadar yaz aylarında  4-7 °C aralığında artacağını belirten Mikdat Kadıoğlu, "En yüksek sıcaklık artışları; Güneydoğu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde meydana gelecek. "Toplam yağış miktarlarında, Karadeniz Bölgesindeki 150 mm civarındaki küçük artış hariç, 2050'den itibaren özellikle kış aylarında 250-300 mm'ye varacak olan azalmalar yüzünden, Ege ve Akdeniz kıyılarında, Güneydoğu ve Doğu bölgelerinde yağış eksikliği/kuraklık yaşanacak. Karla kaplı alanlarda, kar yağışlı gün sayısı ve kar yağışı miktarlarında azalmalar olacak, kıyılarımızda deniz su seviyesi yükselecek" dedi. 

Değişen iklimi ve artan nüfusuyla Türkiye'nin iyice su yoksulu bir ülke olacağını belirten Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, şunları söyledi; "1990 iklim şartlarına göre, Türkiye'de bir yılda kişi başına düşen su miktarı 3070 metreküp. İklim şartlarının değişmeyeceğini kabul etsek bile, sadece nüfus artışı nedeniyle 2050'de Türkiye'de bir yılda kişi başına düşen su miktarı 1240 metreküp olacak. Artan nüfusumuzla bir de küresel iklim değişimi sonucu daha kurak bir iklime sahip olacağımız göz önüne alındığında, 2050'de Türkiye'de kişi başına düşen su miktarı 700 ile 1910 metreküp arasında olacak. Bu da şu an Kıbrıs adasındaki kişi başına düşen su miktarı kadar. Diğer bir deyişle, değişen iklimi ve artan nüfusuyla Türkiye iyice su yoksulu bir ülke olacak."
 
İklim göçleri hızlandıracak

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, senaryolara göre yaptığı çalışmasına göre meydana gelebilecek değişimler şöyle:

- "Meteorolojik afetler, Türkiye’nin güneyinden kuzeyine doğru sayı ve şiddet bakımından artış gösterecek.
- "Yağış yetersizliği, su sıkıntısı ve aşırı hava olaylarındaki artış; bitkisel üretime uygun alanların azalması ve kuzeye doğru kaymasına yol açarak, tarım ve gıda üretimimizi sınırlayacağı için fiyatlar
yükselecek, ithalat artıp ihracat düşecektir.
- Sıcaklıktaki artış, insan, bitki ve hayvan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yapacak, haşere, hastalık ve ölüm oranları artacak, yarı kurak bölgeler daha kurak hale gelecek, sulama suyu talebi bugüne göre
yaklaşık iki katına çıkacaktır.
- "Türkiye’nin mevcut su kaynakları ve gıda sorunlarına yeni sorunlar eklenecek, sulama, içme ve kullanma suyunda sıkıntılar yaşanacak, sektörler ile birlikte iller/ bölgeler arasında su için büyük bir
rekabet ortaya çıkacak. Artan hava sıcaklığından büyükbaş hayvancılık etkilenecek.
Kaynak: Gazete Vatan

Fırsat Projeleri