Depremin Etkilerini En Aza İndirmek Mümkün!

İnşa edilen güvenli yapılar ile depremin yıkıcı etkilerini minimuma indirmek mümkün. İşte ayrıntılar...

Depremin Etkilerini En Aza İndirmek Mümkün!
14.11.2017 - Salı

Ana deprem kuşaklarını barındıran ülke topraklarımız, aktif faylarla oldukça hareketli bir coğrafyaya sahip, ancak sağlam, depreme dayanıklı yapılar ile deprem riskini en aza indirmek mümkün.

20. yüzyılda depremlerde yüz bini aşkın vatandaşımız hayatını kaybetti. Bir deprem ülkesi olan Türkiye’de yapıların güvenli inşa edilmesi çok önemli.  En aktif deprem kuşaklarından Alp-Himalaya deprem kuşağında yer alan ülkemizde son aylarda yaşanan depremler, güçlü ve nitelikli yapı ihtiyacını yeniden gündeme getiriyor.

7 Milyon Bina Yenilenmeli

Deprem nedeniyle yapılarda oluşan hasarlar ve göçmeler, yaralanmalara, ölümlere sebep oluyor Yani 6-7 milyon binanın yenilenmesi, depreme dayanıklı yapılar inşa edilmesi gerekli. 1999 yılı öncesinden kalan 10-15 milyon yapı bulunuyor. Bunların en az yarısının riskli olduğu düşünülüyor.. Can ve mal güvenliği göz önüne alındığında yapıların daha sağlam olması ve depremleri en az seviyede hasarlar ile atlatabilmesi büyük bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor.

“Riskli Yapılarımızı Belirlemeliyiz”

Ülkemizde beklenen depremler konusunda acil önlemler alınması gerektiğini söyleyen Ortadoğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Binici şunları söyledi: “Riskli yapılarımızı belirlemeli ve yetersiz olanları güçlendirmeli veya yenileri ile değiştirmeliyiz. Yeni binaların taşıyıcı sistemlerini güncel yönetmeliklerimize uygun şekilde tasarlamalı ve inşa etmeliyiz. Yapısal olmayan dolgu duvarların hasar almaması için de gerekli önlemleri almalıyız. Dolgu duvarları, düzlem içi ve dışı etkilere dayanıklı tasarlanmayan veya imal edilmeyen yapılar, duvarların hasar görmesi veya yıkılması durumunda ciddi deprem riski oluşturabilir.”

Fırsat Projeleri