Çarpık Kentleşmeden Hepimiz Sorumluyuz

Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Uğur Tanyeli çarpık kentleşmede herkesin suçu olduğunu söyledi.

Çarpık Kentleşmeden Hepimiz Sorumluyuz
20.11.2017 - Pazartesi

Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Uğur Tanyeli çarpık kentleşmede herkesin suçu olduğunu söyledi. 

Çarpık kentleşmeye ilişkin açıklamalarda bulunan Uğur Tanyeli, "İstanbul'daki çarpık kentleşmeden iktidar, yerel yönetimler, mimarlar ve vatandaşlar dahil herkes suçlu" diyor. Son günlerde gündeme gelen çarpık kentleşmeye ilişkin tartışmalara yönelik Uğur Tanyeli, "Bu yeni bir tartışma başlığı değil, sadece siyasal iktidarın tartışmaya katılmasıyla yeniymiş gibi gözüktü. Yoksa bu mesele, mimari çevreler tarafından uzun süredir tartışılan bir başlıktı. İstanbul'un aşırı betonlaştığı tartışması 1960'lardan beri yapılıyor. Uzun yıllar, bu konu gündemde tutuldu. Son yıllarda ise İstanbul'da spekülatif basınç arttı. Bu eskisinden çok daha yüksek binaların, gökdelenlerin yapılması anlamına geliyor. İstanbul'u 1960'ların başında tartışsaydık, ortalama dört kat civarında bir kat yüksekliğinden konuşurduk. Ama bugün İstanbul'daki betonlaşmadan bahsedince gökdelenleşmeden konuşuyoruz. Bu yoğun bir eleştiri konusu olmaya başladı" diye konuştu.

İSTANBUL 1990 EŞİĞİNDE DÜNYA KENTİ OLMAYA EVRİLDİ

Uğur Tanyeli, İstanbul'un çok tırmanan bir biçimde dünya kapitalizmine eklemlenen bir yer haline geldiğini belirterek, "İstanbul 1929'daki dünya bunalımından 1990 yılına kadar sadece Türkiye'nin metropolü idi. Ama 1990 eşiğinden başlayarak bir dünya kenti olmaya doğru evrildi. Dünya kapitalist sistemi ile bütünleşmeye başladı. Bu bütünleşme şu anlama geldi: İstanbul Türkiye'nin ekonomik değerinin neredeyse yarısından fazlasını tek başına üreten bir kent oldu. Bu da doğal olarak nüfus artışını getirdi ve daha çok konut inşa edildi. Ama İstanbul'u asıl büyüten ticari ve kamusal yapı stoğu oldu. Kamusal deyince hepimize açık olan yapıları kast ediyorum. Kent, dikeyde ve yatayda büyüdü. 1990 eşiğinden sonra, dönümlerce arsalar üzerinde alışveriş merkezleri ve büyük siteler inşa edildi. İstanbul dev bir yatırım alanına dönüştü. Türkiye'de ise neredeyse tek yatırım enstrümanı inşaat sektörü haline geldi" şeklinde konuştu.

ÇOK CİDDİ BİÇİMDE ÇİN'E BENZİYORUZ

Şu anda yapılaşma konusunda Çin'e benzediğimizi kaydeden Tanyeli, "Alıp başını giden bir rant tırmanışı var. Türkiye'de şu anda neye yatırım yaparsanız inşaatta kazandığınızı elde edemezsiniz. Nüfus artışı ve kentleşme devam ettiği sürece önümüzdeki bir iki yıl içerisinde konut fiyatları da düşmez . Dolayısıyla da zarar etmezsiniz. Herkes bunun farkında olduğu için İstanbul'da ihtiyaçtan fazla konut var. Ancak bir zaman sonra konut fiyatlarının sabit fiyatlarla düşeceğini rahatça söyleyebilirim" ifadelerini kullandı.

Çarpık kentleşmede mimarın yapı üretim inşaat faaliyetinin içindeki aktörlerden sadece biri olduğunu aktaran Tanyeli, "Mimarın yapabileceği şeylerin sınırları belli. Belediyenin, merkezi yönetimin, yatırım politikalarının rolü çok daha fazla. Mimar sadece bir aktör. Önce şu gerçeği görmek zorundayız. Ortada beğenmediğimiz bir sonuç var ise hepimiz bundan sorumluyuz. Mesela bir arsamız varken orada inşaat yapılacağı zaman kat sayısı artsın diye belediyenin kapısını aşındırıyorsanız siz de bu betonlaşma ve yükselmeden sorumlusunuz demektir. Türkiye'de istisnasız herkes bunu yapıyor. Arsanızda yükselme imkanı 1,4 ise 1,4'ü kadar inşaat yapabilirsiniz. Vatandaş, o katsayı iki yapılsın ister ve her zaman da bunun karşılığını alır. Yerel yönetimler oy alacağı vatandaşın istekleri doğrultusunda hareket eder. Bu herhangi bir dönemde değil, bütün dönemlerde böyle olmuştur. O katsayı artışları da bu yüksek binalara neden oluyor. Yani çarpık kentleşmeden yüksek binalardan şikayet edenler 'Daha fazla kat verin, daha çok inşaat yapalım' diyen insanlar aslında. Kim kimi neden dolayı şikayet ediyor? Tabii ki herkes sorumlu ama herkes birine suç atmak istiyor. Mimara, belediyeye, iktidara. Böyle düşünen yanılır. Hepimiz bu sonuçlardan sorumluyuz"  değerlendirmesinde bulundu. 

Fırsat Projeleri